Kitle iletişim araçlarının insanlar üzerindeki etkisi

18 Nisan 2021 13:48 Bilim ve Teknoloji
Kitle iletişim araçlarının insanlar üzerindeki etkisi

Günümüzde teknolojiyi kullanan insanların dünyayı kavramakta yararlanılan, birbirinden çok farklı iki yol arasına sıkıştıkları tartışması diyebiliriz. Görsel ve işitsel uzam.

Görsel uzam: 4.000 yıl önce dev gibi tek bir parçadan oluşan ve çizgisel olan imajı batı dünyanın akıl düzenidir diyebiliriz yani Çizgisel nicel algılama modudur.

İşitsel uzam: İnsanın sağ beyninin sağ küresindeki gibi yansıması, nitel düşünceli şablon oluşturma yani insanda sorgulama, düşünme ve üretmeyi ön plana çıkaran beynin sağ tarafına atıfta bulunmasıdır.

Narsizm: Bireyin kendini zihinsel ve bedensel anlamda beğenmesi, aşık olması veya kendine tapması durumudur diyebiliriz.

Gelişen iletişim teknolojileri ile birlikte yeni toplumda yeni medyanın kullanımı arttı diyebiliriz özellikle sosyal medya. İnsanlara karşı saygınlık kazanmak, prestij, değer ve takdir edilmek ile insanları sevgisini kazanmaya çalışmak medyada büyük rol oynamaya başladı. Narsist yaklaşımda bulunan insanlar kendilerini beğendirmek, daha çok görüntülenmek, sevilmek, sayılmak veya olmadıkları kimlik ve benliklerini sergileyecekleri bir vitrin oluşturup medyada bunu kolayca sunabilmektedirler. Yeni iletişim teknolojilerinin rolü her ne kadar da narsizme yaygınlık kazandırdığı düşünülse de kavrama medyanın etkisi açısından bakılması gereklidir.

Narsisizmin yaygınlık kazanmasında etkili olduğu düşünülen yeni iletişim teknolojilerinin rolü göz önünde bulundurularak kavrama sosyal medyanın etkisi çerçevesinden bakılmaktadır. Yeni medya veya daha derine girecek olursak sosyal medyada kişiliklerin çoğalmasında içerik analizi yöntemiyle şunlar ortaya çıkar. Narsist kişilikler her zaman gösteriş içerisinde olup kendilerini ön plana çıkarma, yüceltme, bencillik duygusu ve kendini hatasız ve kusursuz görme durumları oluşturmuşlardır ve bu durumu teknolojinin gelişmesiyle yaygınlaştırışlardır.

 

  • Öncelikle iki aşamalı iletişim kuramından bahsedecek olursak Paul Lazarsfeldve Elihu Katzın ortaya koyduğu ‘two steps flow’ olarak bilinen, bireylerin bir ürünü tüketme ya da oy verme/vermeme kararını yönlendiren sürecin sosyolojik açıdan incelendiği kuramdır.

Kitle iletişim araçlarından çoğunlukla görsel medya olan televizyon aracılığıyla içinde bulunduğumuz süreçte dünya genelinde görülen coronavirüs (covid-19) pandemisi ile mücadele edilmektedir. Toplumu bilgilendirmek amacıyla bu virüsten korunma yöntemlerini gerek kamu spotu gerekse günlük veriler ile insanlarda farkındalık yaratılmaktadır. Bu virüsün yayılmasını engellemek için alınan ve alınması gereken tedbirlerle ilgili açık oturum ve tartışma programları da yapılmaktadır. Bunun dışında yeni medyanın ve yazılı basınının etkisi de büyüktür. Bu süreçte bireylerinde bu pandemiden korunma yöntemleri olarak bilim kurulu ve halk sağlığı uzmanlarının katkıları ile gerek görsel ve işitsel medyanın gerekse yazılı basının yönlendirmeleri doğrultusunda tedbir ve korunma yöntemi olarak maske kullanmak, sosyal mesafe kurallarına uymak, temizliğe dikkat etmek ve en önemlisi de evde kal çağrılarına uyarak gerekli hassasiyeti göstermişlerdir.

 

  • Kitle Toplumu: Kapitalizmin ürünü olarak, sanayileşme, kentleşme ve modernleş­me süreçleriyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bütün bu süreçler, bireyler arasındaki farklılıkların ortadan kalkmasına, özgürlüklerini yitirmelerine, onların birbirlerinden ayrı kalmalarına, bireylerin birbirlerine daha benzer hale gelmelerine neden olmuştur. Başka bir deyişle, kitle toplumunda kitleyi oluşturan bireylerin hemen hemen tamamı okuryazar olsa da onlar klasik eğitimden yoksun kaldıkları için, sıradan veya düşük düzey de ve hiçbir zaman seçici olmayan beğenilere sahip olurlar.

İlk sokağa çıkma yasağının uygulandığı gece bu kararın yasaktan 2 saat önce açıklanması toplum üzerinde olumsuz etkilere ve paniğe yol açmıştır. İçişleri Bakanlığının aldığı bu karar o günlerde sağlık bakanlığının açıklamış olduğu verilerde vaka sayısının yüksek olduğu gerekçesiyle alınmış bir karar olsa da halk üzerinde yarattığı etkiler neticesinde hem siyasi yönden hem de kitle toplumu dışındaki halktan tepki toplamıştır. Toplumdaki bilinçsiz bireylerin gerçekleştirdiği bu tutumu elbette ki yanlış buldum çünkü orada göz ardı ettiği şey insanın kendi sağlığıydı. Buda şu anlama geliyor ki birey bu salgın hastalığın ciddiyetini kavrayamamış ve devletin sunduğu imkanlar dahilinde sosyal devlet anlayışını hiçe saymıştır. Aslında bu olaya birazda sürü psikolojisi açısından bakıyorum kitle iletişim araçlarının bize yansıttıkları doğrultusunda ‘’bilinçsiz bir insanı aç kalacağına inandırıp bu kadar insana da alelade bir durum yüzünden çıkmıyor’’ diye insanların düşüncesinde yer edinmesi dolayısıyla korkunç görüntülerin ortaya çıkmasına ve yayılmasına sebep olmuşlardır. Bireylerin ihtiyacı dışında alışveriş yapmak için evini terk etmesi ve kendi sağlığı başta olmak üzere başkasının da sağlığını hiçe saymak alınan tedbirlere ters düşen görüntülere yol açmıştır. Bu kararı alan İçişleri Bakanlığımızın gerek toplum bilimciler gerekse iletişimciler açısından değerlendirecek olursak çok yanlış ve halkın sağlığını tehlikeye atmadan daha erken bir saatte haber verilerek özenli bir çalışma gerçekleştirilebilirdi diye düşünüyorum.

Kaynak : Biliyorlar

Bir Yorum Bırakın

Köşe Yazarlarımız

Nusrettin Dönek

DÜNYANIN EN ETKİLİ MUHALEFET PARTİSİ COVID-19 PARTİSİ

Yıldırım Kılınç

Akıllı bir yatırımın sırrı

İbrahim Kıran

Beşiktaş Galatasaray maç önü değerlendirmesi ve muhtemel ilk 11’ler

Nöbetçi Eczaneler

Nöbetçi Eczaneler

07 Mayıs 2021 nöbetçi tüm eczaneleri görüntüleyin.

Süper Lig Fikstürü

Günlük Burç Yorumları

Facebook

Twitter

En Çok Okunanlar

Anketler

En iyi dizi sizce hangisi?

Anket Sonuçları

Yükleniyor ... Yükleniyor ...